Erkek Arıkuşu Dişiyi Besliyor

Erkek Arıkuşu dişiyi besliyor-Rueli Feneri

Erkek Arıkuşu Dişiyi Besliyor

2016 Mayıs ayı, sıcak bir haftasonu, bir Pazar günü… Çok sevdiğim, fotoğraf aşığı bir arkadaşımı aradım, yoldan onu da aldım ve uzun zamandan beri  gitmek istediğim Sarıyer’deki Kuş Gözlem Kulesi’ne doğru yola çıktık.  Onun yeni Nikon D750, benim de D810 makinemin AF-C takip modlarını kuşların fotoğraflarını çekerek test etmek üzere.

Anadolu yakasında, Kozyatağı’nda ders verdiğimiz ve gezi organizasyonları yaptığımız fotoğraf okulumuzda atölyelere katılmış bir kuş fotoğrafçısı ağabeyimiz yeni çıkan Nikon AF-S NIKKOR 200-500mm f/5.6E ED VR lensi almıştı. Bu lensle ilgili teknik detayları piyasaya sürüldüğünden beri takip ediyordum ve denemek ve kullanmak istiyordum. Kendisi sık sık  Kuş Gözlem Kulesi’nden bu lens ile fotoğraflar çekiyordu ve lensi denemem için de beni birçok kez davet etmişti.

Kendisini yol tarifi almak için aramıştım, programı müsait olduğundan o da bize katıldı. Benim de böylece kuleden, hayatımda ilk defa hem de heybetli 200-500mm ile şahin ve kartal sortilerini takip edip çekme fırsatım oldu.

Burada birkaç saat çekim yaptıktan sonra, rehberimiz bizi hiç kimsenin bilmediği bir yere götüreceğini söyledi, Rumeli Feneri yakınlarında. Normalde yıldız ve dalga uzun pozlama fotoğrafları için gittiğimiz mekanda “kuş fotoğrafçılığı” adına bizi nasıl bir sürpriz beklediğini tahmin edemedik tabii ki! Rumeli Feneri’ne bakan kale tarafının girişini geçer geçmez, hemen solda bir  girintinin içine doğru arabayı yönlendirdi. Kepçe ile oyulmuş, genişçe yarım ay şeklinde killi topraktan bir oyuk tepe düşünün. Arabanın önü o oyuğun duvar gibi olan iç kısmına bakıyordu. Karşımızdaki kilden duvarın içinde bir sürü delikler vardı ve  aracın iki tarafını da çevreliyordu.

Sessiz olmamızı, arabadan inmememizi ve sakince tele zoom lenslerimizle camdan dışarı bakıp, tepelerin üzerlerindeki çalılıklar ve çamurdan duvarların içine oyulmuş deliklere konsantre olmamızı söyledi.

Bir zaman sonra gördük ve öğrendik ki bu mekan (ilginçtir) düzinelerce rengarenk Arı Kuşunun, belli dönemlerde gelip, o deliklere yuva yapıp çiftleştiği ve yine aynı mekanda bulunan çiçeklerden bal toplamaya gelen dev arıları yakalayıp beslendikleri yermiş. Doğal ortamlarında araba ile diplerine kadar girip tele’lerimiz ile, hem de arabadan inmeden, harika seri çekimler yapmaya başladık.

Böylesi bir tecrübenin vermiş olduğu heyecan yetmezmiş gibi, rehberimiz bir de demez mi, “Şu dalın üstünde bekleyen dişi arı kuşu. Ona odaklanın. Birazdan ona kur yapan bir erkek, ağızında arıyı yakalayıp, onun yanına konacak ve arıyı dişiye ikram edecek. Kaçırmayın!”

Bir anda İstanbul’un göbeğinde, sıradan bir günde, kendimizi gerçek bir belgeselin içinde, belgeselin bir parçası olarak bulduk. Erkek arı kuşlarının sürekli havadaki arıları yakalayıp yakalayıp çevredeki yüksek dalların üzerlerinde asil bir vaziyette bekleyen dişileri beslemelerini ve onlara böylece bir kur yapmalarını, deklanşöre seri takip modunda basarak ölümsüzleştirdik o mekanda.

portfolyo-hayvanlar18

portfolyo-hayvanlar17

portfolyo-hayvanlar16

portfolyo-hayvanlar19

Ekipman: Nikon D810 + AF-S Nikkor 200-500mm f/5.6E ED VR.

AF-C(51 nokta), Shutter Priority, f/13.0, 1/1250, ISO 640, EV +0,67, crop modda 660mm(DX)

Photoshop CC’de biraz renk düzeltmeleri ve hafif bir unsharp mask ile bu mini fotoröportajı tamamladım.

2 Yorum

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: