ISO (ASA) Konusu

maxresdefault

ISO (ASA) Konusu

ISO (ASA) konusu hakkında bilgilenelim istedim bu yazımda da.

Fotoğraf, pozlamanın 3 ana ayağı ile oluşur: Deklanşör/perde hızı(Enstantane), Diyafram ve Film Hassasiyeti. Enstantane ve Diyafram kameramıza ne kadar ışık gireceğini kontrol etmek içindir. Ne kadar ışığa ihtiyacımız olduğunu ise Film Hassasiyeti (ISO) belirler. Bu her dönem mercekli lenslerde, eskiden analog film için, şimdi ise dijital sensörler için de geçerlidir.

DSC_0954

f/8.0  2,5 saniye EV -2 ISO 400

Fotoğrafçılıkta kullanılan emülsiyonların ışığa karşı hassasiyetlerine Film hassasiyeti (duyarlılığı, sürati) denir. Yüksek hassasiyete sahip filmler ile çalışıldığında kısa süreli pozlama yeterli olurken, düşük hassasiyete sahip filmler ile çalışılırken daha uzun süreli pozlamalar gerekir.

Eskiden, analog fotoğrafçılıkta kullanılan filmlerin daha hassas olarak hazırlanması için, yüksek hararetle emülsiyonlarına amonyak ilave edilirdi. Dijital fotoğrafçılığa da bu terim aynen geçmiştir. Sensörlerin duyarlılığı yazılımla artırılırken, pozlama süresi de aynı şekilde kısalmaktadır.

İlk dönemler, analog fotoğraf makinalarında kullanılan filmlerde Film Hassasiyet aralığı 100 ila 400 ASA (ISO) gibi dar bir aralıkla sınırlıydı. Ancak bugünlerde dijital fotoğrafçılık teknolojisindeki  gelişmelerle 204800 ISO’yu emüle edebilen makineler mevcut! Hatta HI-modlarda 3,280,000 ISO’ya çıkma ve LOW-modlarda 50 ISO’ya kadar inme imkanınız bile var.  Bunlar dijital fotoğrafçılığın en büyük nimetleri olarak kabul edilmektedir.

filmvsdigital

Analog makinalar ile filmli fotoğrafçılık dönemlerinde ABD ve uluslararası ASA olarak bilinen Film Hassasitenin teknik birimi, günümüz dijital fotoğrafçılıkta artık ISO olarak biliniyor.

ISO’nun analog filmli fotoğrafçılık döneminde kullanılan diğer isimlerini de  DIN (Almanya), SCH (Şayner, Almanya), HD (Hunter Driffield, Fransa) ve GOST (Rusya) olarak sayabiliriz.

Anolog makine kullandığımız zamanlarda film hassasiyetini değiştirmek için hem makine ayarlarından gerekli ayar yapılıyor hem de tercih edilen ugun ASA’lı film makineye takılıyordu. Dijital fotoğrafçılıkla birlikte, artık makinelerde, eskiye nazaran çok kolay bir şekilde makine ayarlarından film hassasiyetini değiştirmek yeterli oluyor.

Gelişen dijital makineler, film süratini emüle edebiliyor ve ISO değeri yükseldikçe daha kısa pozlama süreleriyle aynı poz değerine sahip fotoğraflar üretilebiliyorlar.

Ancak unutmayalım ki yüksek hassasiyette (yüksek ISO değerinde) kısa pozlama süresiyle çekilmiş fotoğraflar, düşük ISO değerinde çekilmiş fotoğraflara göre daha kumludur (grenlidir).

iso_examples

Şahsi fikrim, bugünlerde, rakip dijital makine üreticisi markaların tıpkı piksel yarışlarını bir pazarlama tekniği olarak kullandıkları gibi sürekli geliştirdikleri yüksek ISO kapasitelerini de bir pazarlama tekniği olarak kullandıkları… Oysa yüksek ISO demek daha fazla gren/kumlanma demektir.

Yıllar içerisinde kamera üreticileri, eski analog film baskı kalitesini, dijital makinaların sensörlerine daha fazla piksel sığdırarak yakalamış sayılsalar da halen ve her daim sorun olan yüksek ISO ile çekilmiş fotoğraflarda gren/kumlanma sorununu henüz çözememişlerdir. Son yıllarda teknolojide bu konularda yaptıkları araştırma&geliştirme çalışmalarıyla bu konuya bir çözüm bulma çabasındalar.

Üreticiler, piyasaya yeni çıkan DSLR makinelerde hem çok daha yüksek ISO değerlerine çıkabilme kabiliyeti hem de makinelerde bulunan “Yüksek ISO Kumlanma Azaltma (High ISO NR)” ve “Uzun Pozlama Kumlanma Azaltma (Long Exposure NR)” gibi ilave destekliyici ayarlarla kumlanmayı azaltmaya yarayan çözümler sunuyorlar. Adobe yazılımlarında, özellikle RAW dosyalar için, tüm bu kumlanma azaltma seçenekleri ve çok daha fazlasının fotoğraf işleme sırasında (post-processing) yapılabildiğini de hatırlatmak isterim.

Ayasofya Müzesi 14-24mm

Yukarıda gördüğünüz fotoğrafı 5000 ISO’da elde çekmiştim. Kroplanmamış 36 Mp (70MB) RAW çekilmiş bu fotoğrafı büyüttüğünüzde gren/kumlanmanın çok az olduğunu görebilirsiniz.

Diğer yazılarımda tekrar görüşmek dileğiyle, ışığınız bol olsun…

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: